Cinsel Saldırı Vakalarında Sperm ve DNA Analizi

SAFE (Cinsel Saldırı Adli Muayene) Görüntüleme Sistemleri, çıplak gözle görülemeyen semen kalıntılarını özel ışık ve filtre kombinasyonları sayesinde kolayca tespit eder.

Cinsel saldırı vakalarında en önemli tanısal bulgulardan biri, mağdurdan alınan örneklerde sperm varlığının tespit edilmesidir. Literatürde, olayın ardından ilk 24 saat içinde sağlık kuruluşuna başvuran vakaların %90’ından fazlasında delil elde edilebildiği, bu delillerin çoğunlukla iç çamaşırlarında bulunduğu ve 24 saati aşan analizlerde genellikle anlamlı bir sonuca ulaşılamadığı bildirilmektedir. Bu süreç; vajinal, anal ve oral sürüntülerde sperm tespitini veya ağızla temas eden vücut bölgelerinden alınan sürüntülerdeki tükürükte epitel hücrelerin bulunmasını kapsar. Ayrıca elde edilen biyolojik kanıtların DNA analizine ve şüphelinin DNA’sı ile karşılaştırılması esasına dayanır. Aynı durum; giysiler, peçeteler veya diğer yüzeylerden toplanan kan, sperm ve tükürük gibi biyolojik materyaller için de geçerlidir. Bunun yanı sıra kimlik tespiti süreci, şüphelinin penis sürüntüsünden alınan biyolojik materyallerden mağdurun DNA’sının izole edilmesini de içerir.

Farklı çalışmaların incelendiği meta-analizler, sperm tespit oranının %13 ile %63 arasında değiştiğini göstermektedir. Bu oranlar; cinsel saldırı ile örnek alma işlemi arasında geçen süreye, örneğin alındığı bölgeye ve kullanılan inceleme yöntemine göre farklılık gösterebilmektedir. Her ne kadar metilen mavisi ve hematoksilen-eozin boyama yöntemleri yaygın olarak kullanılsa da Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ); havada kurutulmuş sürüntü örneklerinin Papanicolaou, Shorr veya Diff-Quik gibi sperm boyaları uygulandıktan sonra immersiyon yağı kullanılarak 10×100 büyütmede incelenmesini önermektedir.

Örnek alma sürecinde oral penetrasyon için ilk 24 saat, anal penetrasyon için ilk 48 saat ve vajinal penetrasyon için ilk 72 saat kritik olarak değerlendirilse de ergen ve yetişkin vakalarında adli delil toplama süresi ilk 120 saate kadar uzatılabilmektedir. Kondom kullanımı, örnek alımında veya laboratuvar testlerinde yanlış teknik seçimi, azospermi, vazektomi, antisperm antikor varlığı, muayenenin geç yapılması veya spermin uterusa (rahme) geçmesi gibi durumlarda, ejakülasyon (boşalma) gerçekleşmiş olsa dahi direkt mikroskopi ile sperm tespit edilemeyebilir. Bu gibi durumlarda semende bulunan prostat spesifik antijen (P30) ve prostatik asit fosfataz (PAP) gibi tanısal değeri olan hızlı (spot) ya da spesifik testler kullanılıyor olsa da, güncel kılavuzlara göre altın standart test Y-STR DNA analizidir.

Y kromozomuna özgü STR polimorfizmleri, failin erkek ve mağdurun kadın olduğu, dolayısıyla erkek ve kadın DNA’sının birbirine karıştığı cinsel suçlarda özellikle değerlidir. Bu tür senaryolarda, mağdurun yoğun DNA’sına karışmış az miktardaki fail DNA’sı, yalnızca Y kromozomuna özgü primerler kullanılarak başarılı bir şekilde tiplendirilebilir. Üstelik ejakülasyon gerçekleşmemiş olsa bile vajinal penetrasyon sırasında erkeğin penisinden veya parmağından epitel hücre transferi olabilmektedir.

Kıyafetler, özellikle de iç çamaşırları oldukça değerli bir DNA kaynağıdır; bu nedenle kıyafetler üzerinde saldırgana ait biyolojik materyal mutlaka aranmalıdır. Delil niteliği taşıyan kıyafetler kuru kese kağıtlarına konularak etiketlenmelidir. DNA analizi için oral örnek alımında kuru teknik tercih edilirken, diğer bölgelerde ıslak-kuru tekniği öne çıkmaktadır. DNA analizinde kullanılacak örneklerin laboratuvara ilk üç saat içerisinde veya +4 derece soğuk zincir kurallarına uyularak ulaştırılması tavsiye edilir. Cinsel saldırı vakalarında failler, üzerinde semen lekesi bulunan kıyafetleri saklama veya yıkama eğiliminde olabilir. Ancak mikroskobik incelemeler, pamuklu kumaşlar ve havluların altı kez yıkanmasından sonra bile spermatozoalara rastlanabildiğini ortaya koymuştur. Olay sonrası delillerin yıkanarak yok edilme ihtimali göz önüne alındığında, yıkanmış eşyalarda dahi spermatozoa bulunabilmesi son derece kritik bir bilgidir. Bu bulgular, kıyafet ve yatak takımı gibi delillerin daha önce yıkanmış olsalar bile mutlaka toplanması ve incelenmesi gerektiğini kanıtlamaktadır.

Oral örnek alımında diş kenarları, diş eti sınırları, yanak ve dil yüzeyleri ile yumuşak ve sert damak; vajinal örnek alımında dış genital kıvrımlar, perine, posterior vajinal forniks (havuz) ve servikal orifis; anal örnek alımında ise perianal bölge ve anal kanal önerilen alanlardır. Buna ek olarak; ısırık ve emme izleri, yaralar ve saldırı esnasında kırılmış tırnaklar da dahil olmak üzere mağdurun vücudundaki tüm yabancı materyallerden örnek alınmalıdır. Bu aşamada, pubik kıllardan (kasık kılları) örnek toplamak amacıyla ince dişli bir tarak kullanılabilir. Tırnakların dipten kesilmesi, çok kısaysa tırnak altlarından kazıntı alınması tavsiye edilir. Elde edilen tüm bu DNA profilleri, yüksek güvenilirlikte delil sunmak amacıyla şüphelilerin DNA profilleriyle eşleştirilebilir.

Muayene sırasında veya sonrasında şüpheliden de örnek almak mümkündür: DNA profillemesi için kan, transfer edilen kılların eşleştirilmesi için kıl, alkol/madde kullanımının tespiti için kan ve idrar, ve cinsel temasın doğrulanması için penis sürüntüsü alınabilir. Alınan penis sürüntüsünün mikroskobik incelemesinde vajinal epitel hücrelerine rastlanması, penis-vajina temasını gösterdiği için büyük önem taşır. Yapılan bir çalışma, failin duş almadığı veya yıkanmadığı durumlarda, mağdura ait DNA’nın 24 saate kadar penis sürüntü örneklerinde tespit edilebileceğini göstermiştir.

Alınan örnekte sperm bulunması, failin kimliğinin tespit edilmesinde kritik bir adımdır. Failin spermi mağdurun vücudunda veya kıyafetlerinde bulunsa dahi, çıplak gözle rastgele alınan örneklerde bu bulguya ulaşma ihtimali oldukça düşüktür. İşte bu noktada sperm; Forenscope SAFE (Cinsel Saldırı Adli Muayene) Görüntüleme Sistemleri’nin kullandığı özel ışık filtreleri sayesinde floresans yöntemiyle kolaylıkla tespit edilebilir. Bu sistem, örnek alınması gereken doğru alanın belirlenmesi açısından hayati öneme sahiptir. Buradan elde edilecek numunelerin delil olarak kullanılması, suç faillerinin adalet önüne çıkarılmasını ve hesap vermesini büyük ölçüde kolaylaştıracaktır.

Şekil 1: Şüpheli semen kalıntıları, Forenscope SAFE Görüntüleme Sistemlerinin D1 ve D2 Semen Tespit Fonksiyonu sayesinde görünür hale geliyor.
Şekil 2: Forenscope SAFE Görüntüleme Sistemlerinin D1 ve D2 Semen Tespit Fonksiyonu ile eşzamanlı canlı video takibinde örnek alımı.
Şekil 3: Kumaş üzerindeki semen lekeleri, Forenscope SAFE Görüntüleme Sistemlerinin D1 ve D2 Semen Tespit Fonksiyonu ile belirgin hale geliyor.